Kredi kartı kullanımının artmasıyla birlikte kredi kartı mağdurların sayısı da giderek artıyor. 1968 yılında tanıştığımız kredi kartları, aradan geçen 37 yılda hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu. Doğru kullanıldığında yaşamı kolaylaştıran kredi kartları, bilinçsiz kullanıldığında da sosyal felaketlere davetiye çıkartıyor.
Ankara Ticaret Odası (ATO) 9 milyon kredi kartı kullanıcısını bilinçlendirmek amacıyla, kredi kartı kullanımının püf noktalarını içeren "Kredi Kartı Kullanma Kılavuzu" hazırladı. Klavuzda mağdur profilinin, milletvekili, asker, polis, hakim, savcı, tüccara kadar genişlediğine dikkat çeken ATO Başkanı Sinan Aygün, bankaların doğru kredi kartı kullanımı konusunda tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik kampanyalar yapması gerektiğini belirtti.
BU UYARILARI DİKKATE ALIN
Klavuzda tüketicilerin kredi kartı konusunda uymaları gerekenler sıralanarak, şu uyarılara yer veriliyor:
- İhtiyacınızdan fazla kart edinmeyin.
- Bankaların siz talep etmeden gönderdiği kredi kartlarını ihtiyacınız yoksa kabul etmeyin.
- Kartın arka yüzündeki imza kısmını mutlaka imzalayın ve sliplerde de aynı imzayı kullanın. Kartınız çalınsa bile yapılan alışverişlerde kullanılan imzanın sahte olduğu laboratuvar incelemelerinde ortaya çıkar.
- Şifrenin korunmasından kart sahibi sorumlu. Kart şifrenizi banka çalışanları da dahil kimseye söylemeyin.
- İnternet sitelerinden ve posta/telefon ile alışverişlerde kredi kartı numarası ve son kullanma tarihi bilgilerinin yeterli olması, sahtecilik riskini de beraberinde getiriyor. Bu yolla satış yapan firmaların güvenilirliğinden emin olun. Bu tür internet siteleri ya da firmalar güvenli dahi olsa, kart bilgilerinizi ele geçiren bir başkası da alışveriş yapabilir. Bazı bankalar, talebiniz üzerine kartınızı bu tür alışverişlere kapatmaktadır.
- İletişimi sizin başlatmadığınız durumlarda, telefonda, e-mail mesajlarında ya da internette kim olduğunu bilmediğiniz kişilere, kişisel bilgilerinizi, kart numaranızı vermeyiniz.
-Şifrenizi kartın üzerinde, cüzdanda ya da çantada yazılı olarak saklamayın. Aksi halde hırsızların ve kapkaççıların işini kolaylaştırmış olursunuz. Şifrenizi ezberleyin.
- Doğum tarihi, hesap-müşteri numarası, nüfus cüzdanı no, ardışık sıralı sayılar, telefon numarası ya da işyeri sicil numarası gibi kolay ulaşılabilir şifreleri kullanmayın.
- Şifrenizi unuttuysanız, bankayı arayarak yeni şifre isteyin.
- Kartın çalınması ya da kaybolması durumunda hemen bankayı arayarak durumu bildirin. Bu tür acil durumlarda zaman kaybetmemek için bankanın telefon numarasını hemen ulaşabileceğiniz bir yere not edin. Kartınızın çalındığını ya da kaybolduğunu fark ettiğiniz an hemen bu numarayı arayarak kartınızın iptal edilmesini isteyin.
- Kredi kartlarınızın yanı sıra nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport gibi belgeleriniz de çalındıysa ya da kaybolduysa durumu mutlaka polise, hatta savcılığa bildirerek tutanak tutturun.
- Bankaların kart sahiplerine sağladığı sigorta hizmetleri sayesinde, kredi kartınız çalındığında ya da kaybedildiği takdirde, durumu bankaya bildirdiğiniz andan itibaren üçüncü şahıs harcamalarından sorumlu tutulamazsınız. Ancak sigorta süresi ve koşulları bankalar arasında farklılık göstermekte, bazı bankalar da sigorta hizmeti vermemektedir. Kredi kartlarınıza sağlanan sigorta hizmetlerini bankanızdan öğrenin.
- Kartın ATM'de alıkonması durumunda hemen şubeye başvurun veya bankaya bildirin.
- ATM kullanımında size yardım etmek amacıyla yaklaşan kişilerin yardım teklifini kabul etmeyin.
- Bilgi hırsızlarının çöp kutunuzu karıştırması ihtimaline karşı da tedbirli olun. Atacağınız hesap ekstreleri, slipler, ATM fişleri, kredi kartı başvuruları veya kopyaları, sigorta formları, kredi teklifleri gibi kişisel bilgi içeren evraklarınızı iyice yırtarak okunamayacak hale getirin.
- Süresi dolan kredi kartınızı da numarası okunmayacak ve bir başkası tarafından kullanılamayacak hale getirdikten sonra imha edin.
- Hırsızlık ihtimaline karşı evinizde de kişisel bilgileriniz içeren evraklarınızı açıkta bırakmayınız.
- Kredi kartınıza ait ekstrelerin geleceği adresin güvenilir olduğundan emin olun.
- Hesap ekstrenizin çalınmasını önlemek için posta kutunuzun sağlam olmasına dikkat edin ve sürekli kilitli tutun. Posta kutularına bırakılan postalarınızı hemen alın.
- Kredi limiti yüksek olan kartlarınızı internet ortamında kullanmayın.
- İnternet kafe gibi halka açık ve kalabalık yerlerde bulunan bilgisayarlardan, internet aracılığıyla alışveriş yapmayın.
- Kredi kartları sanal ortamda kullanılırken virüs tehlikesine dikkat edin, bilgisiyarlarınıza antivirüs programları yükleyin ve bu programları güncelleyin.
- Kartınızın, POS makinasından geçirilmesi işleminin kasada ve gözönünde yapılmasına dikkat edin. Kredi kartınızın POS makinası dışında bir cihazdan geçirilmediğinden emin olun.
- Kredi kartı dolandırıcılığına en çok turistik bölgelerde rastlandığından kredi kartınızı bu bölgelerde kullanırken daha dikkatli olun.
- Yeni kredi kartınız belirtilen zamana kadar elinize ulaşmadıysa çalınmış olabilir. Hemen bankayı arayıp kartınızın durumunu sorun.
- Fatura dönemlerine dikkat edin. Faturalarınız zamanında ulaşmıyorsa ilgili bankadan takibini yapın. Elinize ulaşmayan bir kredi kartı faturası kimlik hırsızı tarafından çalındığı ve adresinizin değiştirildiği anlamına gelebilir.
- Başvuru sırasında bildirilen adres, telefon, işyeri gibi bilgilerde değişiklik olursa en kısa zamanda bankaya bildirin.
- Alışveriş slibini imzalamadan önce, kart numarası ve ad-soyad bilgisinden slibin size ait olup olmadığhzaman kaybetmemek için bankanın telefon numarasını hemını ve tutarın doğruluğu kontrol edin.
- Harcamalarınızı bütçenizi gözeterek yapın. Ayağınızı yorganınıza göre uzatın.
- Sliplerinizi, hesap ekstreniz gelinceye kadar atmayın. Hesap ekstreniz ve sliplerinizi karşılaştırın ve fazla yapılmış ya da size ait olmayan bir işlem varsa en fazla 7 gün içinde bankaya bildirin.
Microsoft'un, geleceğin yazılım dünyasını şekillendirip, sınırları aşan yeni projeleri açığa çıkarmak amacıyla düzenlediği üniversitelerarası yarışmada, birinciliği internette 'müzik grubu' kurulmasını sağlayan Rus ekibi kazandı
Teknoçağ ŞÜKRÜ ANDAÇ YOKOHAMA
Yazılım devi Microsoft, Japonya'da düzenlediği dünya üniversitelerarası yazılım geliştirme yarışmasında, 'Sınırları aş' sloganıyla adeta geleceğin Bill Gates'lerini ve onların geliştirdiği projeleri yarıştırdı. 90 ülkeden 16 bin öğrencinin yarışarak, 44 ülkeden 212 öğrencinin Japonya'daki finallere katıldığı 'Imagine Cup' etkinliğinde birinciliği, tüm dünyayı müzikle birbirine bağlayan Rus ekibi elde etti. Farklı ülkelerden müzisyenlerin bir araya gelerek müzik grubu oluşturabilecekleri veya ABD'de bir kişinin Rusya'nın en ünlü müzisyeninden ders alabileceği 'Omnimusic' adlı proje, akademisyenlerden oluşan juri üyeleri tarafından birinci seçilerek Rus ekibine 25 bin dolarlık ödül kazandırdı. Projenin teknik tarafında en önemli uygulama ise, Rus ekibin ses kartı üzerinden çalışan eş zamanlı programlama sistemi oldu. Bu sayede, farklı coğrafyalardaki insanlar bilgisayarla birbirine bağlanıp eş zamanlı olarak müzik yapıp, şarkı söyleyebilecek. İmagine Cup'ta ikinciliği Yunan ekibin projesi olan ve konuşma dilindeki hareketleri metne çeviren yazılım ikinci, 2008 Pekin Olimpiyatları için sanal bir ülke kurmayı planylayan Çin ekibin projesi ise üçüncü seçildi.
Türkiye iki projeyle katıldı Türkiye'den de Kayseri Erciyes Üniversitesi'nden katılan ekibin projesi olan afet sonrasında kullanılacak mobil yardım projesi, yarışmanın Japonya ayağına katıldı ancak finallere kalamadı. Erciyes Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri tarafından geliştirilen CPAD.NET (Crisis Prevention After Disasters) adlı afet sonrası kriz önleme projesi, afetle karşılaşan bölgeye gelen yabancı ilk yardım ekiplerinin, kendi dillerinde rahatlıkla çalışmaları için geliştirilen mobil yazılım platformundan oluşuyor. Bu arada en önemli ayağı yazılım geliştirme olan Imagine Cup'ta, oyun, web geliştirme ve kısa film gibi Microsoft teknolojileri kullarılarak geliştirilen projeler de yarıştı. Türkiye, bu alanlar içinde kısa film kategorisinde, Dokuz Eylül Üniversitesi'nden oluşan ekip ile yarışmaya katıldı ancak bu alanda da ödül kazanamadı. Kısa film dalında birinciliği Meksika alırken, ikincilik Hindistan ekibinin, üçüncülük ise Kanada'nın oldu.
'3 boyutlu micro' Atatürk imzası...
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mikroelektronik Tesisleri'nde, bir yongaya Atatürk'ün imzası, bir başka yongaya da Türk bayrağı işlendi. Atatürk'ün 3 boyutlu mikro imzasının genişliği, saç çapı boyutlarında. ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tayfun Akın, DPT'nin desteğiyle yaklaşık 2 milyon dolar harcanarak yeni bir cihaz seti alındığını ve cihazla silikon çipleri istedikleri gibi "yontabildiklerini, yazı yazabildiklerini ve bir saçı paralel olarak 3 parçaya ayırabildiklerini" söyledi. Akın, alınan litografi cihazı ile 4 inç ve 6 inç çaplı silisyum disklerde mikro mekanik hatların 1 mikrometrenin altında bir hassasiyet ile oluşturulmasının artık mümkün olabildiğini belirtti. Akın, silikon çipe işledikleri Atatürk'ün imzası ve Türk bayrağının bu anlamda, başlangıç olduğunu söyledi.
Japonlar, şimdi de deprem uyarısında bulunan saat yaptı. Bir elektronik ve bir saat grubunun işbirliğiyle geliştirilen duvar saati, erken deprem uyarısı sinyalini anteniyle algılıyor ve sahibini sesli olarak uyarıyor.
- 20.05.2008 - 14:55
Deprem uyarısı gelince, dijital saatin çevresi değişik renklerde yanıp sönüyor, saat ve tarihin yazdığı LCD ekranında bu kez depreme kaç saniye kaldığı ve deprem büyüklüğünün ne olacağı yazıyor. Bütün bunlara sesli mesaj eşlik ediyor.
Japon Meteoroloji Kurumunun geliştirdiği erken uyarı sistemi, deprem riskini TV’ler ve radyolar başta olmak üzere çeşitli vasıtalarla insanlara iletiyor. Saati geliştiren şirket, bu uyarıyı radyo sinyaliyle saate gönderiyor.
Başlangıçta sadece hassas bölgelere ve kuruluşlara verilen alarm, 2007 ekiminde bütün kamuoyuyla paylaşılmaya başladı. Alarm sadece büyük sarsıntı riski belirince veriliyor.
Bir şirket yetkilisi, “Saatimiz prototip aşamasında. Piyasaya süreceğimiz tarihi henüz belirlemedik” dedi.
Deoksiribonükleik asit DNA, Dünya üzerindeki bütün canlı organizmalarınözelliklerini belirleyen olağanüstü bir kimyasal maddedir.Bir ağacınyapraklarının rengini, bir kurdun azı dişlerininin büyüklüğünü, bir zürafanın boyunu veya ayak parmaklarımızın şeklini DNA belirler.
DNA,hücre çekirdeklerinin hepsinde bulunankromozomları oluşturur.Her bir kromozonda, tek,uzun bir DNA molekülü vardır.
Bir DNA molekülü insanın tek bir saç telinden binlerce kere daha ince olduğu halde yüzlerce ciltlik ansiklopedinin bilgilerini içerirmektedir..Bir DNA molekülünün belirli bir genetik özellikİçeren kesitine GEN adı verilir.
DNA bir organzimanın oluşuma ilişkin bilgileri taşır.DNA molekülleri, hücre çekirdeğinde bulunurlar ve vucudumuzda bulunan tüm proteinleri oluşumu sırasındaki kodlamış bilgileri içerir.DNA’nın protein yapma işlemi ,inanılmayacak derecede kusursuzdur.
DNA molekülü bükülmüş bir merdivene benzer.Her bir hücrenin DNA merdiveni hem anneden hem babadan gelen genleri içerir.Merdivenin basamakları,timin (T), adenin (A), sitozin (C), ve guanin ( G),adı verilen bazların kusursuz düzenlenmesiyle oluşur.Her bir aşamanın tamamlanması için bir baz çifti, belirli bir kombinasyonla eşleşir. T her zaman A ile, A da her zamanG ile eşleşir. Buna karşılık, C herzaman G ile ve G de her zaman C ile eşleşir. BU eşleşme, DNA’nın kendini kopyala işleminde önemli rol oynar.
Kopyalama işlemi başladığında DNA dizeleri çözülür ve baz çiftleri birbirinden ayrılır. Bu aşamada molekül,açılmakta olan bir fermuara benzer.Daha sonra serbest halde bulunantimin (T), adenin ( A), guanin (G), ve sitozin ( C),içeren nükleotidler, dizideki eşeleşmemiş bazlara katılırlar. Serbest halde bulunan A’lar T’lerle, serbest halde bulunan T’lerle A’ lar eşleşir.Aynı şekilde serbast halde bulunan G’ler C’lerle,ve C’ler G’lerle eşleşir.
Dizideki eşleşmemiş moleküllerin her biri, yalnızca belirli bazlarla eşleşeceği için DNA kendisinin mükemmel bir kopyasını üretebilir.Böylece eskiden tek bir DNA molekülün bulunduğu yerde kısa bir süre içinde iki özdeşDNA molekülü ortaya çıkar.
DNA’nın içerdiği bilgiler bu şekilde kopyaedilirken, bir hücre bölününebilir ve bir organizmanın nasıl oluşacağıhakkındaki bilgilerde nesilden nesile geçmiş olur.
Google AdSense, her aşamadaki web sitesi yayıncılarının site içeriğiyle alakalı ve göze batmayan Google reklamlarını web sitelerinde göstererek para kazanmalarını sağlamanın hızlı ve kolay bir yoludur. Reklamlar kullanıcılarınızın sitenizde aradığı öğelerle alakalı olduğundan, hem içerik sayfalarınızı zenginleştirir hem de web sitenizden para kazanmanızı sağlar. İçerik için AdSense hakkında daha fazla bilgi edinin.
Ayrıca, web site yayıncılarının site kullanıcılarına Google arama olanağını sunmaları ve arama sonucu sayfalarında Google reklamları görüntüleyerek daha fazla para kazanmalarının bir yoludur. Arama için AdSense hakkında daha fazla bilgi edinin.
Program ücretsizdir ve tıklama başına ödeme ile gösterim başına ödemeyi birleştirir; bir başka deyişle, sitenizdeki veya arama sonucu sayfalarındaki geçerli tıklamaların yanı sıra, içerik sayfalarınızdaki gösterimler için de size ödeme yapılır. O nedenle, bu programı deneyin. Program politikalarımıza, uygun davranırsanız, çevrimiçi başvuruyu doldurun ve içerik için AdSense ve arama için AdSense'in her ikisini ve birini seçin. Tek bir başvuru hem AdSense hem de arama için AdSense için onaylanmanızı sağlar - sayfalarınızda bu ürünlerin herhangi bir bileşimini kullanmaya karar verebilirsiniz.
Başvurunuzu gözden geçirecek ve sizinle 2-3 gün içinde e-posta yoluyla temas kuracağız. Programa kabul edilirseniz, yeni hesabınızda oturum açıp web sayfalarınıza ekleyeceğiniz HTML kodunu alabilirsiniz.
AdSense'e katılımınızın bir web siteniz olmasını gerektirdiğini unutmayın. Web siteniz yoksa, www.blogger.com adresinde ücretsiz bir blog için kayıt olabilirsiniz veya pages.google.com adresinde Google Sayfa Oluşturucusu'nu kullanarak yararlı ve çekici web sayfaları oluşturabilirsiniz
web sitesi yayıncılarının ziyaretçilerine Google web ve site araması sunmalarına ve arama sonucu sayfalarında Google reklamlarını göstererek para kazanmalarına olanak sağlar.
Reklamların görünümünü, çok çeşitli reklam birimleri ve renk biçimleri arasından seçim yaparak özelleştirebilirsiniz.
Google'ın kapsamlı AdWords reklamveren tabanı sayesinde, uzmanlaşma alanları ne kadar fazla olursa olsun, neredeyse her türlü işletme kategorisine ve her türlü içeriğe ilişkin reklamlarımız mevcuttur. Google teknolojisi, en ilişkili ve en yüksek performanslı AdWords reklamlarını web sitenizle eşleştirir. Reklamlar Google tarafından sağladığı için, reklamveren ilişkileriyle ilgili kaygılanmanız gerekmez.
Rekabetçi Reklam Filtresi, belirli rakipleri veya belirli reklamverenleri filtreleme yoluyla dışarıda bırakmanıza olanak sağlar.
İçerik İncelemesi, tüm Google reklamlarının Google ekibi tarafından incelenmesini ve onaylanmasını ve böylelikle uygun olmayan reklamların sayfalarınızda görünmemesini sağlar.
Özelleştirilebilir varsayılan reklamlar, düşük bir olasılıkla da olsa Google'ın hedeflenen reklamları sayfanıza dağıtamaması durumunda, sizin seçtiğiniz bir varsayılan reklamı gösterme seçeneğini size sunuyoruz.
Bana nasıl ödeme yapılacak? Sitenizdeki bir ziyaretçi AdSense reklamlarından birini tıkladığında size ödeme yapılır. Reklamverenler ayrıca BGBM'ye (bin gösterim başı maliyet) dayalı olarak sitenizde görünmek için teklif de verebilirler. Reklam gelirinizi optimize etmenizi sağlamak için, hem TBM hem de BGBM teklifleri AdWords programımızda yarışırlar.
Elektronik Fon Transferi (EFT) Bazı ülkelerde kullanılabilen ve AdSense kazançlarınızın her ay başka çaba göstermenize gerek kalmadan doğrudan banka hesabınıza aktarılmasına yardımcı olan bir EFT ödeme sistemimiz vardır.
Bana ne kadar ödeme yapılacak? Ne kadar para kazanacağınız, bir reklamverenin sitenizle ilgili olarak ne kadar teklifte bulunacağı gibi çeşitli etmenlere bağlıdır -- reklamverenin yaptığı ödemenin bir bölümünü siz alırsınız. Ne kadar para kazanacağınızı bulmanın en iyi yolu, kayıt olmak ve reklamları web sayfalarınızda göstermeye başlamaktır.
"Google, SeatGuru ziyaretçilerinin istediği türde bilgileri ve hizmetleri yansıtan hedeflenmiş reklamlar gösteriyor. Benimki gibi küçük bir işletme için, bu, reklamcılığa en iyi yaklaşım. Kolayca kuruyorsunuz, ilişkili reklamlar otomatik olarak yayınlanıyor ve çok az zamanımı alıyor."
- Matt Daimler, Kurucu, SeatGuru.com
"AdSense, site içeriği ve zenginliği geliştirirken anlık gelir üretmek için kullandığımız standart aracımız haline geldi."
- Troy Peterson, Web Operasyonları Yöneticisi, www.gpsworld.com
"Google Adsense programını sitemde kullanmaya başladıktan sonra, karımı %220 gibi şaşırtıcı bir oranda artırmayı başardım. Bu program üyesi olduğum tüm diğer işbirliği programlarını kesinlikle geride bırakıyor ve içerik tabanlı tüm web siteleri için şüphesiz çok karlı bir model oluşturuyor."
Rekabetçi Reklam Filtresi, belirli rakipleri veya belirli reklamverenleri filtreleme yoluyla dışarıda bırakmanıza olanak sağlar.
İçerik İncelemesi, tüm Google reklamlarının Google ekibi tarafından incelenmesini ve onaylanmasını ve böylelikle uygun olmayan reklamların sayfalarınızda görünmemesini sağlar.
Özelleştirilebilir varsayılan reklamlar, düşük bir olasılıkla da olsa Google'ın hedeflenen reklamları sayfanıza dağıtamaması durumunda, sizin seçtiğiniz bir varsayılan reklamı gösterme seçeneğini size sunuyoruz.
Bana nasıl ödeme yapılacak? Sitenizdeki bir ziyaretçi AdSense reklamlarından birini tıkladığında size ödeme yapılır. Reklamverenler ayrıca BGBM'ye (bin gösterim başı maliyet) dayalı olarak sitenizde görünmek için teklif de verebilirler. Reklam gelirinizi optimize etmenizi sağlamak için, hem TBM hem de BGBM teklifleri AdWords programımızda yarışırlar.
Elektronik Fon Transferi (EFT) Bazı ülkelerde kullanılabilen ve AdSense kazançlarınızın her ay başka çaba göstermenize gerek kalmadan doğrudan banka hesabınıza aktarılmasına yardımcı olan bir EFT ödeme sistemimiz vardır.
Bana ne kadar ödeme yapılacak? Ne kadar para kazanacağınız, bir reklamverenin sitenizle ilgili olarak ne kadar teklifte bulunacağı gibi çeşitli etmenlere bağlıdır -- reklamverenin yaptığı ödemenin bir bölümünü siz alırsınız. Ne kadar para kazanacağınızı bulmanın en iyi yolu, kayıt olmak ve reklamları web sayfalarınızda göstermeye başlamaktır.
"Google, SeatGuru ziyaretçilerinin istediği türde bilgileri ve hizmetleri yansıtan hedeflenmiş reklamlar gösteriyor. Benimki gibi küçük bir işletme için, bu, reklamcılığa en iyi yaklaşım. Kolayca kuruyorsunuz, ilişkili reklamlar otomatik olarak yayınlanıyor ve çok az zamanımı alıyor."
- Matt Daimler, Kurucu, SeatGuru.com
"AdSense, site içeriği ve zenginliği geliştirirken anlık gelir üretmek için kullandığımız standart aracımız haline geldi."
- Troy Peterson, Web Operasyonları Yöneticisi, www.gpsworld.com
"Google Adsense programını sitemde kullanmaya başladıktan sonra, karımı %220 gibi şaşırtıcı bir oranda artırmayı başardım. Bu program üyesi olduğum tüm diğer işbirliği programlarını kesinlikle geride bırakıyor ve içerik tabanlı tüm web siteleri için şüphesiz çok karlı bir model oluşturuyor."
Reklamlarınızı oluşturun Reklamlarınızı oluşturun ve işletmenizle ilişkili kelime veya deyimler olan anahtar kelimelerinizi seçin. Anahtar kelime fikirleri edinin
Reklamlarınız Google’da görünür İnsanlar Google’da anahtar kelimelerinizden birini aradığında, reklamınız arama sonuçlarının yanında görünebilir. Böylece, zaten sizinle ilgilenen bir hedef kitleye reklam yapıyor olursunuz. Müşteri kazanıyorsunuz İnsanlar satın almak veya hakkınızda bilgi edinmek için reklamınızı tıklayabilir. Başlamak için bir web sayfasına bile ihtiyacınız yok, Google ücretsiz olarak bir web sayfası oluşturmanıza yardımcı olur. Bu kadar kolaydır!
Google AdWords şunları sunar:
Hedef kapsam Google’da arama yapan kişilere artık reklam yapabilirsiniz. Google’ın arama sonuçlarında şimdiden görünüyor olsanız bile, AdWords, Google’da ve reklamcılık ağımızda yeni hedef kitleleri hedeflemenize yardımcı olabilir.
Daha fazla kontrol İstediğiniz sonuçları alıncaya kadar reklamlarınızı düzenleyebilir ve bütçenizi ayarlayabilirsiniz. Çeşitli reklam biçimleri görüntüleyebilir, hatta reklamlarınızda belirli dilleri ve coğrafi konumları hedefleyebilirsiniz.
Ölçülebilir değer Minimum harcama şartı veya süre taahhüdü söz konusu değildir. Üstelik, tıklama başı maliyet seçeneğiyle, yalnızca reklamlarınıza tıklanırsa sizden ücret alınır. Bu, bütçenizin her kuruşunun yeni potansiyel müşteriler kazanmak için harcandığı anlamına gelir.
Maliyetler konusunda endişe mi duyuyorsunuz? Endişelenmeyin—AdWords tüm harcamalarınızın kontrolünün sizde olmasını sağlar. Bütçenizi belirleyin Minimum harcama zorunluluğunuz yoktur--AdWords için ödediğiniz tutarı belirlemek size kalmıştır. Örneğin 7,5 YTL'lik günlük bütçe ve reklamınıza yönelik her tıklama için maksimum 15 kuruşluk bir maliyet belirleyebilirsiniz. Varsayımlardan kaçının Anahtar kelime trafiği ve maliyet tahminleri, anahtar kelimeleri seçme ve bütçenizi en üst düzeye getirme konusunda bilinçli kararlar verebilmeniz için sağlanır. (Anahtar kelime maliyetlerini tahmin et) Yalnızca sonuçlar için ödeme yapın Reklamlarınız görüntülendiğinde değil, yalnızca reklamlarınız tıklanırsa ödeme yaparsınız.
Yerel ve bölgesel hedefleme Reklamlarınızı sadece belirli bir bölgede arama yapan kişilere görüntülenecek biçimde ayarlayın. Artık, mesela bulunduğunuz yere 40 kilometre uzaklıktaki online müşterileri kolayca hedefleyebilirsiniz. Daha fazla bilgi edinin
İznik çinisi bütün dünyada değer verilen sanat eseri. Neden eski "İznik çinileri" çok çok değerli? Neden herkes onların peşinde? Herkesin peşinde olduğu çiniler 14. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar İznik'te yapılan çiniler. İznik'te çini ilk defa 14. yüzyılda Sultan Orhan Camii'nin mihrabında kullanılmış. Daha sonra İznik çini yapımcıları Osmanlı sarayının himayesinde, sarayları, camileri çiniyle bezemiş. Çini tabaklar, su kapları yapmış. 17. yüzyıldan sonra saray güç kaybetmeye başlayınca çiniciler himaye edilmez olmuş. İznik'teki çini atölyeleri de geride hiçbir belge ve iz bırakmadan yok olmuş. 1993 yılında Prof. Dr. Işıl Aybaygil'in önderliğiyle kurulan İznik Vakfı, İstanbul Üniversitesi'nin, İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ve TÜBİTAK'ın desteğiyle üç yüz yıl sonra, "İznik çini" tekniğinin sırlarını araştırarak, bularak, eski teknikle İznik çinisini üretmeyi başarmış.
Stresi emiyor Prof. Aybaygil, "Büyük bir araştırma-geliştirme çabasıyla, yıllar önceki İznik çinisinin nasıl yapıldığını öğrendik. Hamurundan, boyalara ve sırra kadar her aşamada kullanılan malzemenin ve çiniyi pişirme tekniğinin özelliği var" diyor. İznik çinisinin hammaddesi toprak değil. Porselen tabaklardaki gibi kuvars hamuru kullanılıyor. Kuvars, Osmani'nin "necef" diye adlandırdığı, cam benzeri sert ve yarı değerli bir maden. Osmanlı döneminde neceften tespih ve mücevher de yapılırmış. Bu maddenin bir özelliği insanı (çevreyi) "pozitif" etkilemesi. Kuvarsın çekme özelliği, insanlarda İznik çinisine devamlı dokunma isteğini uyandırıyor. İznik çinisi insanın üzerindeki stresi emiyor. Çini yapımında kullanılan kuvars esaslı hamurun renklendirilmesinde kullanılan boyaların tamamı metal oksitler ve kuvars karışımından özel olarak hazırlanıyor. Bordan mavi, bakırdan yeşil, demirden kırmızı elde ediliyor. Bu geleneksel boyalarla renklendirilen çinilerin üzeri tekrar kuvarsla sırlanarak 900 derecede pişiriliyor. Kuvars çini yapımı emek yoğun ve zaman istiyor. Çininin maliyetinin yüzde 80'i el emeği. Daha sonra enerji maliyeti etkiliyor. İznik çinisinin metrekaresi 1.000 dolar ile 4.000 dolar dolayında.
Her ustanın işi farklı İznik Vakfı'nın İstanbul'da Kuruçeşme'de bir tasarım merkezi, İznik'te ise bir üretim atölyeleri var. Vakıf, tasarımcıları ve çinicileri kendi eğitim programlarıyla yetiştiriyor. Şimdilerde yüz kişi İznik çinisi üretmek için çalışıyor. Prof. Aybaygil diyor ki, "İznik çini sanatı kolektif bir sanattır. Hiçbir çini tek bir ustanın elinden çıkmaz. Bir usta hayatı boyunca çini yapımının sadece bir aşamasında katkıda bulunur. Hamuru, boyaları yapan, çiniyi pişiren, desenleri çizen, renklendiren, sırlayan ustalar farklıdır. Örneğin kontür adı verilen ve çinide renkleri birbirinden ayıran siyah çizgiyi bir usta boyar. Onun sanatına kontür sanatı denir. Maviyi, kırmızıyı boyayan ustalar ayrıdır. Osmanlı döneminde de bu böyleydi. O dönemde bu çok sayıdaki ustanın başında, padişah fermanıyla atanan ve görevinden alınabilen bir 'Kaşicibaşı' bulunurdu. Biz de bu âdetleri yaşama geçirdik." İznik Vakfı'nın ürettiği İznik çinileri şimdilerde yurtdışında büyük beğeni görüyor. İstanbul metrosunun değişik istasyonlarında duvarları süsleyen ve "İstanbul'un fethi"ni resmeden büyük panolar da vakfın atölyesinde yapıldı. Vakıf İznik'te çini sanatının hızla yayılmasına yol açtı. Şimdilerde 47 çini atölyesi var. Ancak hepsinin geleneksel üretimi sürdürmesi imkânsız. Çünkü kuvars hamuru ve geleneksel metal oksit boyalarla çini üretmek Ar-Ge desteğine, büyük yatırıma ve özel eğitim görmüş elemanlara bağlı.
Allah’ın bizler için yarattığı nimetlerden biri olan yumurta, incelendiğinde, insanı hayrete düşürecek bir mucizeler zinciri ile karşı karşıya kalınmıştır. Bu zincirin halkaları teker teker çözülmeye başladığında , önce dış kabuğundaki olağanüstü harikalar dikkati çekmiştir. Bunlardan ilki, yumurtanın oluşumu sırasında kabuğunun oldukça yumuşak olmasıdır.
Fakat bu yumuşaklık hava ile temas eder etmez yokolur ve yumurtanın çevresi nde sert bir kabuk oluşur. Cenab-ı Allah, önce yumurtalama işleminin kolaylığı için sonra da yumurtanın sağlam bir şekilde muhafaza edilebilmesi için böylesine muhteşem bir plan hazırlamıştır. Sonsuz akıl sahibi, Alim olan Allah, yumurtanın sertlik derecesini de tam ölçüsünde taktir etmiştir. Öyle ki, kabuk gereğinden sert olsa içinde oluşan yavru bu kabuğu hiçbir zaman kıramaz ve yaşama imkanı bulamazdı. Kabuk gereğinden daha yumuşak olsa en ufacık bir harekette hemen kırılacak, ve sonuç yine aynı olacaktı. Böylesine hassas bir kimyasal ölçü, ancak Allah’ ın takdiriyle mümkün olabilir. Yumurta kabuğundaki mucize, bununla da sınırlı kalmaz. İçinde, karmaşık bir sıvıdan kusursuz bir canlının oluştuğu yumurta , mükemmel bir kabukla çevrelenmiştir..On altı saatte oluşan bu koruyucu kabuk, beş gram ağırlığındadır ve bunun iki gramı da kalsiyumdan oluşmuştur. Oysa tavuğun kanındaki toplam kalsiyum miktarı,sadece 25 miligramdır. Burada hemen akla kanın, bu kalsiyumu nereden bulduğu sorusu gelir. Kuşkusuz bu sorunun cevabı, yediği besinler olamaz. Çünkü besinlerden aldığı kalsiyum, bağırsaktan kana ve kandan yumurtanın oluştuğu bölgeye, kabuğu 16 saatte oluşturabilecek bir hızda geçemez. Fakat her türlü eksiklikten Münezzeh olan Allah, bu durum karşısında da en hikmetli çözümü yaratmıştır. Bu da, tavuğun gerekli kalsiyumu, zengin kalsiyum deposu olan kendi modüler süngersi kemiklerinden çekmesidir.Kalsiyum çekilmesi sonucunda, tavuğun kemiklerinde zayıflama yada kırılma ya müsait bir yapı oluşması gerekirken, eski sağlamlığından hiç bir şey yitirmez.
Yumurtanın içi ise, bambaşka hikmetlerle doludur. Yumurta kuluçkaya yatırılıp belli bir ısı altında bekletilirse, akı ve sarısından tüyleri, gözleri, sindirim, sinir ve iskelet sistemiyle tam teşekküllü bir canlı oluşur. Ve bu canlının oluşumu, sadece yirmibir gün sürer. Bu kadar kısa sürede oluşan civciv, Allah’ın ilhamı ile yumurta kabuğunu kırarak dışarı çıkar. İdeal bir muhafaza olan kabuğun, sert oluşumuna rağmen gerektiğinde civcivin gaga darbeleriyle kırılabilmesi, kendine has bir yaradılışı olması sebebiyledir. Civciv bu zor işi, son derece orjinal bir yöntem sayesinde başarabilir. Bu da, civcivin gagasında çengel şeklinde, kalsiyumdan oluşmuş fazladan bir çıkıntıyı kullanmasıdır. Bu çıkıntı, Rahman tarafından sadece kabuğun kırılması için yaratılmıştır. Zira bu çengel, civciv dışarıya çıktıktan çok kısa bir süre sonra düşmektedir. Bu son derece ufak olan ayrıntıdaki hikmeti bile farketmek, şüphesiz müminlerin Rabblerine olan hayranlıklarını ve maneviyatlarını pekiştirmektedir.
Düşünmeyen bir akıl ve göremeyen bir göz, bomboş bir kalbe açılır. Bu yüzden kalpleri imanla ve Allah (c.c)korkusuyla dolu olmayanların nefislerini tatmin etmek için geçirdikleri hayat, oldukça sıradandır. İman etmeyenler, Cenab-ı Allah’ın yeryüzünde yarattığı nimetlerin ne kadar çok olduğunun hiç bir zaman gerçek şuuruna varamazlar. Halbuki Allah (c.c.) Rahman Suresi’nde yaratılmışların hepsini, “Öyleyse Rabbinin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz ve ne kadar az şükrediyorsunuz” diyerek, defalarca uyarmaktadır