.



hayatla ellerin birleştiği yer

20/5/2008 - İZNİK ÇİNİ SANATININ TARİHÇESİ

Kategori: sanat tarihi


İznik çinisi bütün dünyada değer verilen sanat eseri. Neden eski "İznik çinileri" çok çok değerli? Neden herkes onların peşinde?
Herkesin peşinde olduğu çiniler 14. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar İznik'te yapılan çiniler. İznik'te çini ilk defa 14. yüzyılda Sultan Orhan Camii'nin mihrabında kullanılmış. Daha sonra İznik çini yapımcıları Osmanlı sarayının himayesinde, sarayları, camileri çiniyle bezemiş. Çini tabaklar, su kapları yapmış. 17. yüzyıldan sonra saray güç kaybetmeye başlayınca çiniciler himaye edilmez olmuş. İznik'teki çini atölyeleri de geride hiçbir belge ve iz bırakmadan yok olmuş.
1993 yılında Prof. Dr. Işıl Aybaygil'in önderliğiyle kurulan İznik Vakfı, İstanbul Üniversitesi'nin, İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ve TÜBİTAK'ın desteğiyle üç yüz yıl sonra, "İznik çini" tekniğinin sırlarını araştırarak, bularak, eski teknikle İznik çinisini üretmeyi başarmış.

Stresi emiyor
Prof. Aybaygil, "Büyük bir araştırma-geliştirme çabasıyla, yıllar önceki İznik çinisinin nasıl yapıldığını öğrendik. Hamurundan, boyalara ve sırra kadar her aşamada kullanılan malzemenin ve çiniyi pişirme tekniğinin özelliği var" diyor.
İznik çinisinin hammaddesi toprak değil. Porselen tabaklardaki gibi kuvars hamuru kullanılıyor. Kuvars, Osmani'nin "necef" diye adlandırdığı, cam benzeri sert ve yarı değerli bir maden. Osmanlı döneminde neceften tespih ve mücevher de yapılırmış. Bu maddenin bir özelliği insanı (çevreyi) "pozitif" etkilemesi. Kuvarsın çekme özelliği, insanlarda İznik çinisine devamlı dokunma isteğini uyandırıyor. İznik çinisi insanın üzerindeki stresi emiyor.
Çini yapımında kullanılan kuvars esaslı hamurun renklendirilmesinde kullanılan boyaların tamamı metal oksitler ve kuvars karışımından özel olarak hazırlanıyor. Bordan mavi, bakırdan yeşil, demirden kırmızı elde ediliyor. Bu geleneksel boyalarla renklendirilen çinilerin üzeri tekrar kuvarsla sırlanarak 900 derecede pişiriliyor.
Kuvars çini yapımı emek yoğun ve zaman istiyor. Çininin maliyetinin yüzde 80'i el emeği. Daha sonra enerji maliyeti etkiliyor. İznik çinisinin metrekaresi 1.000 dolar ile 4.000 dolar dolayında.

Her ustanın işi farklı
İznik Vakfı'nın İstanbul'da Kuruçeşme'de bir tasarım merkezi, İznik'te ise bir üretim atölyeleri var. Vakıf, tasarımcıları ve çinicileri kendi eğitim programlarıyla yetiştiriyor. Şimdilerde yüz kişi İznik çinisi üretmek için çalışıyor.
Prof. Aybaygil diyor ki, "İznik çini sanatı kolektif bir sanattır. Hiçbir çini tek bir ustanın elinden çıkmaz. Bir usta hayatı boyunca çini yapımının sadece bir aşamasında katkıda bulunur. Hamuru, boyaları yapan, çiniyi pişiren, desenleri çizen, renklendiren, sırlayan ustalar farklıdır.
Örneğin kontür adı verilen ve çinide renkleri birbirinden ayıran siyah çizgiyi bir usta boyar. Onun sanatına kontür sanatı denir. Maviyi, kırmızıyı boyayan ustalar ayrıdır. Osmanlı döneminde de bu böyleydi. O dönemde bu çok sayıdaki ustanın başında, padişah fermanıyla atanan ve görevinden alınabilen bir 'Kaşicibaşı' bulunurdu. Biz de bu âdetleri yaşama geçirdik."
İznik Vakfı'nın ürettiği İznik çinileri şimdilerde yurtdışında büyük beğeni görüyor. İstanbul metrosunun değişik istasyonlarında duvarları süsleyen ve "İstanbul'un fethi"ni resmeden büyük panolar da vakfın atölyesinde yapıldı.
Vakıf İznik'te çini sanatının hızla yayılmasına yol açtı. Şimdilerde 47 çini atölyesi var. Ancak hepsinin geleneksel üretimi sürdürmesi imkânsız. Çünkü kuvars hamuru ve geleneksel metal oksit boyalarla çini üretmek Ar-Ge desteğine, büyük yatırıma ve özel eğitim görmüş elemanlara bağlı.

yok YorumYorumunu bekliyorum !Bağlantı

19/5/2008 - İZNİK ÇİNİLİ AKSESSUARLAR

Kategori: sanat tarihi

 

yok YorumYorumunu bekliyorum !Bağlantı

19/5/2008 - İZNİK ÇİNİ MODELLERİ

Kategori: sanat tarihi

yok YorumYorumunu bekliyorum !Bağlantı

18/5/2008 - YUMUTADAKİ SANATA BAKARMISINIZ?

Kategori: sanat tarihi

Allah’ın bizler için yarattığı nimetlerden biri olan yumurta, incelendiğinde, insanı hayrete düşürecek bir mucizeler zinciri ile karşı karşıya kalınmıştır. Bu zincirin halkaları teker teker çözülmeye başladığında , önce dış kabuğundaki olağanüstü harikalar dikkati çekmiştir. Bunlardan ilki, yumurtanın oluşumu sırasında kabuğunun oldukça yumuşak olmasıdır.

Fakat bu yumuşaklık hava ile temas eder etmez yokolur ve yumurtanın çevresi nde sert bir kabuk oluşur. Cenab-ı Allah, önce yumurtalama işleminin kolaylığı için sonra da yumurtanın sağlam bir şekilde muhafaza edilebilmesi için böylesine muhteşem bir plan hazırlamıştır. Sonsuz akıl sahibi, Alim olan Allah, yumurtanın sertlik derecesini de tam ölçüsünde taktir etmiştir. Öyle ki, kabuk gereğinden sert olsa içinde oluşan yavru bu kabuğu hiçbir zaman kıramaz ve yaşama imkanı bulamazdı. Kabuk gereğinden daha yumuşak olsa en ufacık bir harekette hemen kırılacak, ve sonuç yine aynı olacaktı. Böylesine hassas bir kimyasal ölçü, ancak Allah’ ın takdiriyle mümkün olabilir. Yumurta kabuğundaki mucize, bununla da sınırlı kalmaz. İçinde, karmaşık bir sıvıdan kusursuz bir canlının oluştuğu yumurta , mükemmel bir kabukla çevrelenmiştir..On altı saatte oluşan bu koruyucu kabuk, beş gram ağırlığındadır ve bunun iki gramı da kalsiyumdan oluşmuştur. Oysa tavuğun kanındaki toplam kalsiyum miktarı,sadece 25 miligramdır. Burada hemen akla kanın, bu kalsiyumu nereden bulduğu sorusu gelir. Kuşkusuz bu sorunun cevabı, yediği besinler olamaz. Çünkü besinlerden aldığı kalsiyum, bağırsaktan kana ve kandan yumurtanın oluştuğu bölgeye, kabuğu 16 saatte oluşturabilecek bir hızda geçemez. Fakat her türlü eksiklikten Münezzeh olan Allah, bu durum karşısında da en hikmetli çözümü yaratmıştır. Bu da, tavuğun gerekli kalsiyumu, zengin kalsiyum deposu olan kendi modüler süngersi kemiklerinden çekmesidir.Kalsiyum çekilmesi sonucunda, tavuğun kemiklerinde zayıflama yada kırılma ya müsait bir yapı oluşması gerekirken, eski sağlamlığından hiç bir şey yitirmez.

Yumurtanın içi ise, bambaşka hikmetlerle doludur. Yumurta kuluçkaya yatırılıp belli bir ısı altında bekletilirse, akı ve sarısından tüyleri, gözleri, sindirim, sinir ve iskelet sistemiyle tam teşekküllü bir canlı oluşur. Ve bu canlının oluşumu, sadece yirmibir gün sürer. Bu kadar kısa sürede oluşan civciv, Allah’ın ilhamı ile yumurta kabuğunu kırarak dışarı çıkar. İdeal bir muhafaza olan kabuğun, sert oluşumuna rağmen gerektiğinde civcivin gaga darbeleriyle kırılabilmesi, kendine has bir yaradılışı olması sebebiyledir. Civciv bu zor işi, son derece orjinal bir yöntem sayesinde başarabilir. Bu da, civcivin gagasında çengel şeklinde, kalsiyumdan oluşmuş fazladan bir çıkıntıyı kullanmasıdır. Bu çıkıntı, Rahman tarafından sadece kabuğun kırılması için yaratılmıştır. Zira bu çengel, civciv dışarıya çıktıktan çok kısa bir süre sonra düşmektedir. Bu son derece ufak olan ayrıntıdaki hikmeti bile farketmek, şüphesiz müminlerin Rabblerine olan hayranlıklarını ve maneviyatlarını pekiştirmektedir.

Düşünmeyen bir akıl ve göremeyen bir göz, bomboş bir kalbe açılır. Bu yüzden kalpleri imanla ve Allah (c.c)korkusuyla dolu olmayanların nefislerini tatmin etmek için geçirdikleri hayat, oldukça sıradandır. İman etmeyenler, Cenab-ı Allah’ın yeryüzünde yarattığı nimetlerin ne kadar çok olduğunun hiç bir zaman gerçek şuuruna varamazlar. Halbuki Allah (c.c.) Rahman Suresi’nde yaratılmışların hepsini, “Öyleyse Rabbinin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz ve ne kadar az şükrediyorsunuz” diyerek, defalarca uyarmaktadır

1 YorumYorumunu bekliyorum !Bağlantı

18/5/2008 - YUMURTA KABUĞUNDAN SANAT

Kategori: sanat tarihi

egg

yok YorumYorumunu bekliyorum !Bağlantı

18/5/2008 - YUMURTADAKİ FİGÜR

Kategori: sanat tarihi

yok YorumYorumunu bekliyorum !Bağlantı
<- Son SayfaSonraki Sayfa ->


Hakkımda

ezelin pembe düşleri

Son Yazılar

Kredi kartı kullanma kılavuzu
GURUR KAYNAĞI ÜNÜVERSTELİ MUCİTLERİMİZİN BAŞARISI
JAPONLARDAN DEPREMİ BİLDİREN SAAT
DNA NEDİR?
ADSENSE
İZNİK ÇİNİ SANATININ TARİHÇESİ
İZNİK ÇİNİLİ AKSESSUARLAR
İZNİK ÇİNİ MODELLERİ
YUMUTADAKİ SANATA BAKARMISINIZ?
YUMURTA KABUĞUNDAN SANAT
YUMURTADAKİ FİGÜR
DOĞA HARİKASI OLAN KARA DENİZİ TANIYALIM.
Ankara-Ankara Rehberi-Ankara Firma Rehberi
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Toplist <